(via badkidscrytoo)
- ölerek veya ölmeyerek. ben bir gün çekip gideceğim bir yerlerden. sözüm olsun.
bu yollar bir tek sana gelirken çekiliyor sevdiğim, metro otobüs dahi(!) inan çekiliyor.
saçlarımı kestirdim fakat gösterecek kimsem yoktu. valizimi toplarken yıkıntılarımı bırakıp yola çıktım. denizli otogarında ağladım ve bütün bunları toplasam bir nergis etmezdi
(bkz.metro turizm) bebek ağlama sesinin hadsafhası, geğiren ve hoparlörden video izleyen yaşlılar, arkadaki yolcuyla bi'oraya bi'buraya çekiştirilen perde ve maruz kalınan güneş, üstünüzdeki düğmelerin sadece sembol olması:yani aslında düğme olmaması. ışıklar şöförün keyfine göre açılır ve servis zaten yok denecek kadar aç susuz anlayışındadır. gecenin birinde yan hizanızdaki adamın üzerine durduk yere fırlayıp kabloyla uçan mini tv, yarım saat diye verilen molanın sigara keyfi yapan çalışanların sorumsuzluğu yüzünden bir saate çıkması ve yolcuların gidip mola yerinde anons ettirmesine rağmen uyuz uyuz gelmeleri, gecenin ikisinde kahve servisi için yanan ışıklar, bütün pozitifliğinize rağmen suratsız çirkef çalışanlar, sallanan koltuklar, kulaklıkların dışarıya jbl hoparlör sesi vermesinden kaynaklanan rahatsızlık, internetteki koltuk düzeniyle gerçeğinin alakasız oluşunun verdiği mağduriyet… diyeceğim o ki binmeyin, bindirtmeyin. metro turizm şirketi pişmanlıktır. otobüsün tek çalışan şeyi motorudur. aklınızı koruyabildiğiniz tüm sağlıcakla kalınız.
yazdığım her şeyle beraber toprağa karışacağım. hiçbir zaman, hiçbir çağda anlaşılmayacağım.
bütün bu iğrençlikten biraz dahi olsa kurtulabilmek için uyuyabilmeyi dilerdim.